Greenhouse Art Days ekibi olarak ikinci edisyonumuz ile sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sefer yine güzel bir süprizle ekibimiz genişledi,aramıza küratör sevgili Melike Bayık katıldı. Biz sevgli Melike ile aynı üniversitede çalışıyoruz, her ikimiz de Yeditepe Üniversitesi bünyesindeyiz. Ben Melike’yi hep çok severek takip ederim ve yaptığı işleri hep çok beğenirim. Ancak Melike ile ilgili bilmediğim çok önemli bir bilgi hepimiz için çok şaşırtıcı ve sevindirici oldu; Melike’nin Geyikbayırı doğumlu olduğunu öğrendik. Bu arada Melike de Greenhouse Art Days’den haberdar olduğunda doğup büyüdüğü topraklarda sanata yer ayrıldığını görmekten heyecan duymuş ve biz birbirimize ulaştık. Gerisi çok hızlı gelişti; birbirimize Geyikbayırı ile ilgili neler yapmak istediğimizi anlatınca hayallerimizin ortak olduğunu farkettik. Melike bu projeye katkı verebileceğini söylediğinde ise derhal birlikte yola koyulduk. Güzel işler güzel insanları çekiyor; yollar ve ruhlar birbirine bağlanıyor. Diliyoruz ki sizlere bir çok kez farklı Greenhouse Art Days hikayeleri ile seslenebilelim.
‘Yaşama Yön Veren Elementler’ çatı konsepti altında devam eden Greenhouse Art Days 4 Ekim 2025 tarihinde gerçekleşecek olan ikinci edisyonunda ‘Yüzeyin Kabuğunda’ konsepti ile sanat severleri kucaklıyor. ‘Yaşama Yön Veren Elementler’ dediğimizde mağara resimlerinin yapıldığı dönemden günümüz sanatına kadar her dönemde sanat ve doğanın iç içe olduğunun bilinciyle doğadaki yerimizi yeniden hatırlatmak bizim temel amacımız oldu. Doğa her zaman sanatçıların en önemli ilham kaynağı, en yaratıcı referans noktasıdır. Sanatçı gözlemleriyle, sezgileriyle, düşünceleriyle doğayı sanatının içerisine katmış ve doğa, sanatçının yaratım sürecinde yanında olduğu gibi çoğu kez yaratımının sonucu olarak sanatın nesnesini oluşturmuştur. Bu bakışla sanatı galeri mekanından doğaya çıkarmayı çok önemsiyoruz. Hem sanatın iyileştirme gücünü doğaya nakletmeyi hem de doğanın iyileştirme gücüne dikkat çekmeyi hedefliyoruz. İnsanın doğa üzerindeki etkisini ya da daha doğru bir deyimle tahribatını tanımlayan küresel ısınma, ekoloji, çevre sorunları ve sürdürülebilirlik gibi kavramları sanatın gözüyle yeniden tartışmak istiyoruz.
Sanatçılarımız Aşkın Ercan ve Seniha Ünay ile birlikte ile sizlerle birlikte olmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyuyoruz.
Elif Vatanoğlu-Lutz

Sanatçılarımız

Aşkın Ercan

Aşkın Ercan çalışmalarında, suyun hafızası ve kültürel etkileri üzerine yoğunlaşır. Sanatçı, suya uygulanan şiddeti farklı disiplinler ve yöntemlerle görünür kılarak bir tartışma alanı açar. Sözlü tarih, yerel bilgelikler ve gündelik yaşam pratikleri, su araştırmalarının odak noktasıdır. Aynı zamanda efsaneler ve mitolojik anlatıların ekolojik temsillerini, geçmiş ile bugünü, ekolojik ve kültürel bir diyalog içinde yeniden kurgular. Video, ses ve oyun-performans atölyeleri gibi görsel, işitsel ve interaktif projeler sanatsal pratiğinin temelinde yer alır. İstanbul Bienali Çalışma ve Araştırma Programı (ÇAP), Gate 27 Konuk Sanatçı Programı, Cité Des Arts Deniz Villaları Konuk Sanatçı Programı, Karantina Kolektifi ve Invisible Dust iş birliğinde yürütülen “Suyun Hafızası” projesi, son dönemde katıldığı projeler arasında yer alır.

Seniha Ünay

Seniha Ünay lise, lisans, yüksek lisans ve sanatta yeterlik eğitimini resim bölümünde tamamladı. 2025 yılında Salt- Forecast Condensed Istanbul sunumlarında yer almak üzere seçildi. 2023 yılında kabul edildiği Daire Sanat Açık Atölye Konuk Sanatçı programında “Bahçe Günü” isimli projesini gerçekleştirdi. 2022 yılında «Manzaranın Yakınında Çok Uzakta» projesi ile CultureCIVIC Sanatsal Üretim Destek Fonu aldı. 2023 yılında “Umwelt” projesi ile Kültür İçin Alan’ın uluslararası dolaşım programına katıldı. 2021 yılında Mişar Art Koordinatörlüğünde Küratör Kevser Güler yürütücülüğündeki #yaşam #adalet #sanat atölyesinde yer aldı. 2020-2021 yılları arasında Güncel Sanat Arşivi bünyesinde “Anlatılar Söyleşi Serisi”ni gerçekleştirdi. 2022 yılından itibaren Esra Oskay ile birlikte ÇAPAK Yazı Çizi Dergisi’ni yürütmektedir. Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümünde çalışmakta ve aynı şehirde yaşamaktadır.
Ünay, çalışmalarında kendinin merkezi konumundan ödün vermeden çevresini tanımlayan, yorumlayan, belirleyen insanın eylemlerine odaklanır. Kaynağını internet haber görselleri ve çeşitli arşivlerden alan bu üretim sürecinde canlı-cansız, insan-insan olmayan arasında açılan mesafeyi sorgular. Yerel hikâyelerin, anlatıların ve anlatıcıların izini sürer.